27 Nisan 2013 Cumartesi

MAYA Sonsuzlukta Bir Gölge


   



Bu gördüğünüz şirin kitabı dün akşam bitirdim. aslında bu kitabı arkadaşımdan ödünç aldım. Aslında kapağına baktığımda her ne kadar güzel olsada bana çocukça gelmişti. Normalde daha fantastik kitaplar okurum ama bu kitap bir harika hatta öyle ki göz kapaklarıma karşı kitabı bitirme çabaları içerisindeydim. Aslında bu kitap bir serinin 2. kitabı 1.'yi de okumuştum. Bu da en az diğeri kadar güzeldi. Arkadaşıma söyledim pazartesi günü 3. kitabı da getirecek (Böyle arkadaşa can kurban). Benim taktirimi kazanmasının bir nedeni de kitapta sadece baş karakterimiz Maya'yı öne çıkarmıyor gerektiği yerlerde Lev gibi birçok karakterimiz de öne çıkabiliyor. Kitapta özellikle gözetmen seçilmiş konuşmaları (Özellikle Maya ve Noah) beni gülmekten yerlere yatırdı.
   
      Sizi birkaçıyla başbaşa bırakayım.
  

     Noah Maya'nın gözetmenidir. Kitabı okursanız daha iyi anlarsınız.
     
     
     Maya soruyor:  "İnsanlar neden o şeyi yaparlar?"
     "İyi hissettiriyor. Birde neslin devamı için." diyor Noah.  
     "Bunu ban söylediğine inanamıyorum!"
     "Soru sorrmaya hazır olduğunda dürüst cevap almaya da hazır ol."


    Maya  "Oğlanlar hakkında bir sorum var. Görünüşleri neden bu kadar orantısız ve çirkin?"
   Noah iç çekti  "Bende bunu hep merak etmişimdir."  :)


    Noah'ın arkadaşı "Keşke Li'yi biraz daha küçükken almış olsaydım. Eğlenceli olabilirdi."
   "Eğlenceli olsa iyi geçmiş günahlarımın cezasını ödüyorum." dediNoah kuru bir sesle. Maya hemen lafa karışır.
    "Peki ben? yaşım itibariyle pek bir geçmişim yok, ama yine de cezalandırıyorum."

 Benim yukarıdaki diyolagda kayışlar kopmuştu :D


     "Sence birisi benden hoşlanabilir mi" diye sorar Maya 
     "Bu bir... eee, birisi mi yoksa belli biri mi?"
     Maya kızardı. "Sen kendi işine bakar mısın?
     "Bazen seninkilere de bakmam gerekir."

  Amaaaan neyse bu kadar yeter. Ama tavsiye ederim.


 



KİTAP ALIŞVERİŞİM...

    Tuhaf sesimden ve saçma sapan sözlerimden dolayı kusuruma bakmayın :)

23 Nisan 2013 Salı

ZEHİR YİYENLER ve Diğer Hikayeler

         Herkese merhabalar :)
Yukarıda gördüğünüz kitabın içerisinde 12 farklı öykü bulunmakta. Açıkçası kitap başlarda biraz kargaşa yaratıyor fakat zamanla yazarın dline alışıyorsunuz. Açıkçası benim bu kitabı almak gibi bir düşüncem yoktu. Fiyatından dolayı aldım. Gerçek fiyatı 15 tl olan bu kitabı Kitap Fuarı’nda 4 tl’ye görünce tabii ki almadan durmadım. Şimdi ben yorumlasam 12 hikayeden hangini yorumlayaım? En iyisi mi ben genel olarak kitaptan bahsedeyim.




     Kitabımızda yukarıda gördüğünüz 12 öykü bulunmakta. Ancak benim en çok beğendiğim Gece Pazar’ı ve Talihin Dönüşü adlı öyküler oldu. Kitapta karakterleri anlatmadan direk öyküye geçiyor bu da bizim öyküye adapte olmamızı zorlaştırıyor. Ancak her hikayenin sonunda herşey açığa çıkıyor. Ve kendinizi rahatlamış hissediyorsunuz. Genel olarak kitabı beğendim. Ancak söylediğim nedenlerden dolayı kitaba adapte olmakta zorlandım.
            PUANIM:     
              
               
                       

                                           

20 Nisan 2013 Cumartesi

İlk Yazım ''ÜRPERTİ''

          Herkese selamlar!!Bu benim ilk postum olacak. Bu yüzden hatalarım varsa affola.

      TÜYAP Kitap Fuarı'ndan aldığım 7 kitaptan bir tanesi. Eee sıra ancak bu kitaba geldi.Neyse başlayalım kitabımızı yorumlamaya. öncelikle kitap konu itibariyle ilgimi çeken farklı kitaplardan biri oldu. Kitabımızda başkahraman kızımızın adı Grace. Kitaplara son derce ilgi duyan bir kız (Ehehehe aynı benim gibi). Fakat kızımız cinselliğe biraz fazla merklı mı ne? Niyeyse ben kıza pek ısınamadım. Hele başkarakterlerimiz öpüştükten sonra “Hepsi bu kadar mı?” demesi beni çileden çıkarttı.Başkarakter oğlanımızın adı ise Sam. Tabii o bir kurtadam. Sarı gözleriyle birçok kişinin dikkatini çekiyor. Bu kitap bilinen birçok kurtadam klişelerini yıkıyor. Burada kurtadamlarımız dolunayda değil soğukta kurda dönüşüyor. Kitabın iki karakterinde gözünden anlatması güzel olmuş ancak bazen kafa karıştırıyor. Konuya gelince kızımız Grace küçükken kurtlar tarafından ısırılıyor ancak kurtarıcımız Sam, Grace’i kurtarıyor. Sonra bunların tanışmaları falan fıstık.Neyse dediğim gibi kitap genel olarak güzeldi fakat Grace’in o arsız hareketleri ve kitap sonunun bu kadar kısa sürede bağlanması kafalarda (En azından benim kafamda) çok soru işareti bıraktı. Şimdi sizlerin o değerli vaktini boşa almadan kitaptan altını çizdiğim yerlerle başbaşa bırakıyorum:


“Benim yamalı hayatım: sessiz bir pazar, Grace’in nefesiyle kahve, kolumdaki yumru şeklindeki yeni yara izinin görüntüsü, havadaki tehlikelei kar kokusu. İki farklı dünya birbirinin etrafında dolanıp duruyor, gittikçe yaklaşıyor, hayal bile edemeyeceğim şekilde düğümleniyordu.” 

“Kitabımın arkasına saklanarak orada sessizce oturdum, benden beklediği sözleri biliyordum ve bunlar ona söylemek istemediğim sözlerdi. Hangimizin daha bencil olduğundan emin değildim; hiç kimsenin ona veremeyeceği bir sözü isteyen o mu, yoksa ıstırap verici derecede imkansız bir talep karşısında söz vermeyen ben mi?”

“Ormanda bir hayalettim, sessiz, hareketsiz, soğuk. Ben kışın vücud bulmuş haliydim, dondurucu soğuğun ete kemiğe bürünmüş biçimi.”